
Şener Şen Eşkıya filminde "her eşkıya öldüğünde bir yıldız kayar"der. Fala, burçlara kafayı takanlarsa her kişinin bir yıldızı olduğunu o yıldızların dizilişinin kişiliğinden kariyerine hayatını belirlediğini savunur. Bana kalırsa Şener Şen'in söyledikleri daha anlamlı en azından duygu var içinde.
Bugün benim doğum günüm (8Nisan) ama aynı zamanda Dünya Roman Günü, kitap olan değil insan olan romanların günü. İşte bu noktada falcıların dediklerini kendime yontuyorum.
Roman demeyelim, çingene diyelim ve devam edelim.
Ne mutlu bana ki, köyümde çingenelerle tanışma, birlikte gülüp eğlenme, oturup ağlama fırsatım oldu çocukluğumdan beri. Yukarı mahallede 4-5 ev kadarlardı. Erkekleri tarlada, ahırda hep yanımızdaydı. Beraber eker beraber biçerdik. Ve kapılarımızı hiç kilitlemezdik. Onların bizden tek farkı ve bence artısı; bohem hayatı seçmiş olmalarıydı. Umurlarında değildi dünya tıpkı şarkıdaki gibi. Tek dertleri o akşam ki yemeklerini alacak parayı kazanmaktı. Karınları doyunca da yukarı mahalleden kahkahalar yankılanırdı.
Düğünümüzde de unutulmazlardı, cenazemizi unutmazlardı.
Pembe abla köyün tellalıydı biraz da. Düğün mü olacak, nişan mı var; elinde sepeti davetiye dağıtır ya da ev sahibi adına kapı kapı dolaşıp davet ederdi herkesi. Bir de vantilatöre pernane derdi.
Ayakları çıplaktı altları hayat kadar nasır. Ama kimsenin kapısından dönmezdi, baş köşeye kurulurdu.
En son 2 yıl kadar önce karşılaştık yukarı mahalledeki komşularla. Yaz günü düğün kurulmuş bahçede kafalar 1500. Eğlence köyün dar yoluna taşmıştı. Arabayla geçerken önümüz kesildi daldık ortama. Ayaküstü vuruldu 9-8 darbuka atıldı göbekler.
Ben hep kıskandım çingeneleri; üşütmemek için onlardan çok giyinen ve daha çok hasta olandım. Fatura, ödeme, kredi derken aslında cebinde ancak onlar kadar para kalandım.
Bir güne sığmaz onların coşkusu bilirim ama yine de kutlu olsun çingene kardeşlerimin günü. Bugün her günden çok eğlensinler. Fatih Belediyesi'nin yaptığı gibi yalak organizasyonlarda değil, Türkiye'nin her yerinde vursunlar saza. Değil bu ülke bu dünya onların.
Çünkü onlara toprak sadece öldüklerinde lazım...